13,00 TL
15,00 TL
19,00 TL
22,00 TL
23,40 TL
25,00 TL
16,00 TL
Son 20-30 yılda feminist araştırmacılar giderek daha fazla, kadınların medyada ve genel olarak kültür içinde nasıl temsil edildiklerini araştırdılar. Temsil, politik bir sorundur. Kadınlar, bütün diğer toplumsal gruplar gibi, kendi kendilerini tanımlamadıkları, kendi adlarını kendileri koymadıkları sürece hep başkasının yaptığı tanımlamalar içine hapsolacaklar, bir türlü kendi adlarını koyamayacaklar, ya da Duygu Asena&rsquonın dile getirdiği gibi adsız kalacaklar. Bu nedenle medyadaki egemen kadınlık imgelerinin ve kalıplarının deşifre edilerek eleştirilmesi feminist araştırmanın önemli bir gündemini oluşturuyor ve temsilin nasıl işlediğine, kültür içinde ve kültür için anlamların nasıl yaratıldığına, bu anlamları insanların nasıl içselleştirdiğine ya da reddettiğine ilişkin feminist çalışmalar yaygınlaşıp derinleşiyor. Süheyla Kırca Schroeder&rsquoin kitabı, bu alandaki çalışmalara Türkiye&rsquoden önemli bir katkı getiriyor. Üstelik, az rastlanan bir başka özelliği var: Kırca Schroeder, Türkiye&rsquode ve Britanya&rsquoda yayınlanan kadın dergilerinin karşılaştırmalı bir analizini yaparak Batı feminizmi ile Türkiye&rsquodeki feminizm arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları araştırıyor ve böylece &ldquobiz bize benzeriz&ldquociliğe ya da &ldquoDoğu Doğu&rsquoya benzer&ldquo diyen oryantalist söyleme de güçlü bir yanıt vermiş oluyor.Türkiye&rsquodeki feministler açısından bu kitabın bir de duygusal özelliği var. İncelemeye konu olan her iki derginin (Kadınca ve Kim ) de bu yıl kaybettiğimiz Duygu Asena tarafından yönetilmiş olması, bu çalışmaya, Asena&rsquonın yaşamına ve yapıtına anlamlı bir saygı duruşu olma niteliğini kazandırıyor.Fatmagül Berktay(Arka Kapak)